YAS

Büyük ölülere matem gerekmez, fikirlerine bağlılık gerekir.
Mustafa Kemal Atatürk
İsviçreli psikiyatrist Elisabeth Kübler-Ross 1969’da yayımlanan Ölüm ve Ölmek Üzerine adlı eserinde, ölüm teşhisi konulan hastalara hangi psikolojik aşamalardan geçtiğine dair bir sınıflandırma yapmıştır.
- İnkâr: “Hayır, böyle bir şey olamaz, yanılıyorsun, yapmaz vb.”
- Öfke: “Neden ben”
- Pazarlık: “olumlu izlenim” algısı ile ölümü erteleme çabaları
- Depresyon: hastalığa karşı duruş ve ölüme alışma sürecinde gerçekleşir
- Kabullenme: “Dönülemeyecek kadar ilerlemiş olmak.”
Eski Türkçe yās “ölüm, kayıp, hüsran” sözcüğünden evrilmiştir.
Sevdiğiniz birini kaybetmiş, hayatından çıkarmış, işinizi, ilişkinizi, hayvanınızı hatta aracınızı veya bir hayalinizi bile kaybetmiş olmaktan derin buhran ve keder dolu olabilir üstesinden gelmekte güçlük çekiyor olabilirsiniz. Herkes için farklı bir yol seyreden bu durum günler, haftalar, aylar hatta yıllar sürebilmektedir. İnkar, öfke, pazarlık, depresyon, kabullenme gibi duygu karmaşası içerebilmektedir. Bu yoğun ve boğucu duygu kaosu altında nefes almak zor olabilir. İnsanların yaptığı temel yanlışlardan biri bu durumun sadece zamanla geçeceğini düşünüp iç dünyalarına bastırma çabasıdır. Ancak yas böyle bir durum değildir ve üzüntüden öfkeye hepsinin yaşanıp özümsendikten sonra kabullenilmesi ve yas sürecinin bitirilip hayata geri dönülmesi gerekir.
Yas süreci doğrusal bir şekilde ilerlemez, iyiye gittiğinizi düşündüğünüz bir hafta bir anda hiç yol kat etmemiş gibi hissedebilir ya da bir anda bütün yas sürecini bitirmiş gibi hissedebilirsiniz. Eğrileri ve doğruları ile oluşan bu engebeli yolda tam bir rehber asla bulamazsınız. Yolun kendisi sizden geçmekte olduğu için süreci en iyi kendiniz yönetebilirsiniz. Yas süreci kimilerine nazaran daha kısa sürerken, kimileri uzun yıllar bunu boynunda taşımaktadır. Kendi süreç kontrolünüzü kendiniz belirlemelisiniz.
Duygular yaşanmadığı sürece bastırdıkça artacaktır. Bu süreçte kendinize bir rehber değil bir destek bulmanız yas sürecini önemli ölçüde kolaylaştıracaktır. Gideceğiniz belirli bir yol olmadığı için bir öğretmen arayışı vakit kaybı olacaktır. İhtiyacınız olan kendi yolunuzu kendiniz ilerlerken size bu yolda yardımcı çıkacak herhangi bir kişi, düşünce, alışkanlık, hobi veya sizi yas aurasından uzaklaştıran herhangi bir şey olabilir. Doğru desteği seçerken yas sürecinizle olan bağlantısı, kendi hayatınız, karakteristik özellikleriniz ve yeterli vakit kavramlarını iyice tartınız. Yas süreci sonunda kişisel gelişiminiz, kederiniz ve bunca süreçte oluşan enerjiyi, buhranı kendi karakterinizi eğitmekte aynı zamanda enerjinizi dönüştürmekte kullanırsanız, yas süreci bittikten sonra yeniden aydınlanma yaşayabilirsiniz.
Mert TOKUR