Telaş evrensel, çünkü herkes kendinden kaçma halinde…
Nietzsche

Kaçmak Mı Korkmak Mı ?
Kaçma isteği arzumuz, bizi insan olduğumuzu yeniden hatırlatan nadide duygulardandır. Bu arzumuz, yeni bir ülkeye gidecekken, mevcut mesleğinizi bırakıp yeni bir iş seçimi yaparken, çok beğendiğiniz bir kişiye açılmak isterken, hatta kimileri için limonlu dondurma alırken bile olabilir.
Arzularımızdan kaçıp sıyrılmak, onlardan uzaklaşıp gerçekleştirememizin en büyük nedeni korkudur “bilinmezlik korkusu”. Yeni bir ülkeye alışamama, farklı meslek dallarını icra edememek, o çok sevdiğiniz kişiye açıldıktan sonra eskisi gibi olamamak, hatta aldığınız o dondurmaya verdiğiniz ücretin boşa gitmesi. Bu saydıklarımız tamamiyle bilinmezlikten ve konfor alanınızdan aşağı atlamanızın verdiği korku nedenidir. Başarısızlık, reddedilmek ya da yaşadığınız kültüre bağlı olarak dışlanma, küçümsenme olasılıkları dahi sizi harekete geçirecek kıvılcımdan alıkoyabilir.
Başarısızlık düşüncesi altında adımlarınızı geri çekebilir, bildiğiniz yoldan yürümeye devam edebilirsiniz. Başarısızlığın verdiği korku sizi felç edip bulunduğunuz konumda dahi fazla korumacı yapabilir. Yaşam düz bir çizgi değildir ve sürekli iyi gidecek diye bir kaide yoktur. Hayatın kendisi eğrileri, doğruları, virajları ile sizi taşıyacaktır. Karanlıktan korkarak adım atmadığınız koridorun sonunda yıldızlı bir sahil yolunun gün doğumu karşınıza çıkabilir.

Kaçma dürtümüzün bir başka nedeni de kendi yeterliliğimizden şüphe duymamızdır. Yetersizlik hissi, kendimizden duyduğumuz şüphe, geçmişte yaşadığımız başarısızlıklar, peşinden gitmeye çalıştığımız arzularımızı ve seçmek istediğimiz yolu derinlere bastırmamıza neden olabilir. Hayal kırıklıkları silsilesine bir yenisini asmaktan hiç çekinmezken, başarma ihtimalini burada çok daha az olduğuna inanırız. Olumsuzluktan beslenmek her zaman daha kolaydır. Öz eleştiri sonrasında başarabilecek inanca ve arzularımızın peşinden sıkıca tutunmaya ikna olmak zor olabilir.
Korkularımızın yanına kendimizden emin olamamak ve değersizlik duygusunu nedeniyle de arzularımızdan uzaklaşabiliriz. Hayallerimizi hak etmediğimiz düşüncesi daha iyisini ulaşılmaz olarak gördüğümüz noktada da ihtimalleri yok saymamıza neden olabilir.
Korkularınızdan sıyrılmak zorunda değilsiniz, korkusuz olmak zorunda da değilsiniz, cesaret korkusuz olmaktan değil korkularınızın üstüne gitmekten gelir. Kararlarınızı tek başına almak zorunda olmadığınızı çevrenizden, ailenizden, hiç tanımadığınız adını dahi bilmediğiniz birinden yardım, tavsiye, destek alabilirsiniz. Geçmişte ki başarılarınız yolunuza rehber olsun. Harekete geçmemiş bir hayat boşa geçmiş bir hayattır. Hatalarınıza rağmen risk alın ve ilerleyin. En büyük gamlar, kederler, sıkıntılar hepsi elbet bir gün son bulur. Bitecek bir şeyden neden korkasınız ki?
Korkularınızla ama dolu dolu yaşayın.
Mert TOKUR