Fikir ayrılıklarının stresini yaşamak zorunda değilsiniz. Kendi hayatınızdan sorumlusunuz ve insanlar farklı düşünebilir. Diğer düşünce yapılarını da kabul edin.
Yanlış trene bindiğinizde ilk istasyonda inmeye çalışın, çünkü mesafe ne kadar artarsa, dönüş maliyeti de o kadar artar!..
Dostoyevski
Bazen öyle anlar vardır ki, geri çeviremezsiniz, olan olmuştur.
Dostoyevski
Hayatın çeşitli yönleri hakkında farklı görüş ve inançlara sahip olmak insan doğasıdır. Ancak bu farklılıklar çoğu zaman anlaşmazlıklara ve çatışmalara yol açabilir ve bu da ilişkilerimizde stres ve gerginliğe neden olabilir. İyi haber şu ki, farklı zihniyetleri kabul ederek ve kendi hayatlarımız için sorumluluk alarak bu stresli durumlardan kaçınmamız mümkün.
Farklı zihniyetleri kabul etmek, herkesin kendine özgü bir bakış açısına ve düşünme biçimine sahip olduğunu kabul etmek anlamına gelir. Bu, her zaman başkalarıyla aynı fikirde olmak zorunda olmadığımızı, ancak yine de onların fikir ve inançlarına saygı duyabileceğimizi kabul etmek anlamına gelir. Bunu yaparak, daha uyumlu ilişkilere yol açabilecek bir açıklık ve anlayış ortamı yaratabiliriz.

Kendi yaşamlarımızı kabul etmek ve sorumluluk almak bize seçme hakkı sunacaktır. Aldığımız kararların sorumluluğu bize ait olmakla birlikte sadece kendiniz ve kararın etkilediği kişi/kişileri bağlamaktadır. Bu basit ilerleyiş sayesinde artık özerk bir birey olarak ilerlemeye başlayabiliriz. Aynı şekilde diğer kişilerin aldığı kararlar da onların aldığı sorumluluklardır ve bu kararlarına saygı duymamız gerekli. Saygı duymadığınız kişiler için saygı talep etme gibi bir hakkınız yoktur. Kendi sorumluluklarımızı aldığımız yaşantımızda başkalarının drama ve isteklerine boyun eğmeden yolumuzda ilerleyebilir, farklı tercihlerde bulunabiliriz.
Tercihlerimizde ki farklılıklarımız sebebi yaşantımızdan, koşullara, arzularımıza kadar bir çok nedenden olabilir. Peki benden farklı tercihte bulunan bu kişi ile nasıl aynı köşede buluşabilirim?
Temelde aynı köşede buluşmak zorunda değiliz. Özerk bir birey olarak kendi sorumluluklarımız aldığımız için ortak nokta da buluşmak daha yapıcı olsa da kimi zaman bu mümkün değildir. Bu nokta da yollarımızı ayırmak gayet normal ve akil bir davranıştır, bu konuda kendinizi suçlamayın veya yargılamayın. Ancak hemen hüküm vermeden önce dikkat etmeniz gereken bazı konular var;
Karşınızda ki fikir ve tercihlerin sebebini kendi perspektifiniz yerine, karşınızda ki kişi için neden bu şekilde olduğunu ve tercihinin ne olduğunu anlamaya çalışarak objektif bir şekilde dinleyin ve konuyu tam olarak idrak etmediğiniz sürece yargıya başlamayın. Empati kurarak aynı ilerleyişi siz olsanız nasıl yürütürdünüz bunun bir taslağını kafanızda çizmenizi istiyorum. Bu karşımızda ki kişinin ilerleyişinin “neden” sorusuna cevap olacaktır.

Fikirlerin ortak ve zıt noktalarına değindikten sonra yapmanız gereken karşınızda ki kişiye onun fikrinin ilk olumlu yanlarını anlatmak ve sizi onaylamasını sağlamak, bu yaptığınız ilerleyiş sizi vazgeçirilmiş gibi gösterse de amacımız bu veya manipülasyon değil karşımızda ki kişinin ön yargılarını ortadan kaldırıp onun da objektif bir şekilde bakabilmesini sağlamaktır. Bu süreçte fikirlerin ortak noktasını, fikirlerin kendi aralarında olumlu ve olumsuz yanlarını konuşabilirsiniz. Tüm bu süreç sonunda mantıklı karar size ait olacaktır. Aldığın karar seni ilgilendirir. Aldığınız kararın sorumluluğu da aynı şekilde size ait olacağı için yükümlülük tamamiyle size aittir.
Kendi sorumluluklarımız ve özerkliğimizi anladığımıza göre sırada karar aşaması var. Her tartışmanın bir uzlaşması olmak zorunda değil. Herkes özerk birer birey olduğunu düşünürsek bu kararlar da aynı şekilde onları ilgilendirir. Fikir ayrılıklarımızı bu çatı altında değerlendirirsek en az zarar ile çıkabiliriz. Unutmayın herkes kendisinden ve yaptıklarından sorumludur. Kendi hayatınızın olduğunu, mutluluğunuz ve iyiliğinizden kendinizin sorumlu olduğunu unutmayın. Farklı yollarda ilerlemekten asla çekinmeyin, bir hikayeye başlamak için ya biri gelir ya biri gider.
Mert TOKUR
Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar. Ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir…
Tolstoy